Alkol İle İlgili Bilgiler
Mitler ve Gerçekler
Alkol tüketimi konusunda yaygın olarak paylaşılan çok sayıda yanlış veya eksik bilgi alkol tüketimi konusundaki karar süreçlerini etkileyebilmektedir. Bu kısımda alkol kullanımına ilişkin kamuoyunda sıkça tekrarlanan mitler bilimsel kanıtlarla karşılaştırılarak ele alınacaktır. Her başlık altında önce yaygın yanlış iddia yani mit özetlenecek ardından güncel ve güvenilir kaynakların ortaya koyduğu bulgular sade ve anlaşılır bir dille sunulacaktır.
Mit: “Alkolün de faydası var, bazı hastalıklara iyi gelir.”
Gerçek: Az içmenin sağlığa yararlı olduğu iddiası birçok çalışmada gözden kaçan bir sınıflama hatasından kaynaklanır. Bu araştırmalarda “içmeyen grubuna” geçmişte içip hastalığı nedeniyle bırakmış ya da mevcut rahatsızlıkları yüzünden alkol alamayan kişiler de dâhil edilir. Bu kişiler zaten daha yüksek hastalık ve ölüm riskine sahip oldukları için karşılaştırmalarda az içenlerin gerçekte olduklarından daha sağlıklı görünmesine yol açar. Bu karışıklık giderildiğinde az miktarda alkolün hastalıklara iyi geldiğine dair güvenilir bir fayda kanıtı kalmaz. Tam tersine yapılan çalışmalar düşük düzeylerde bile alkol tüketmenin bazı kanser türlerinin riskini arttırdığını, tansiyon ve kalp ritim bozukluklarını tetikleyebileceğini ortaya koymaktadır. Sonuç olarak sağlık açısından güvenli ya da yararlı bir alkol tüketim düzeyi yoktur.
Mit: “Alkol alsam da kontrolü kaybetmem.”
Gerçek: Alkol kullanımı yargılama yetisini zayıflatır, bu da kişinin daha sonra pişman olacağı davranışlarda bulunma olasılığını artırır. Ayrıca başkalarına zarar verme ya da çevresindeki potansiyel tehlikelerin farkında olmama riskini yükseltir. Kişi henüz fiziksel sarhoşluk belirtileri göstermeden önce bilinçli karar verme becerileri önemli ölçüde azalmaya başlar.
Mit: “İçki o kadar da tehlikeli değildir.”
Gerçek: Alkol kullanımı araç kullanma yetisinin bozulması, istemsiz yaralanmalar, şiddet olayları, güvenli olmayan cinsel davranışlar, intihar girişimleri, aşırı doz ve ölüm gibi birçok riskle ilişkilidir. Hatta alkol kullanmayan üniversite öğrencileri bile çevrelerinde alkol kullanımına bağlı olarak ders çalışma ve uyku düzenlerinin bozulması ya da alkolle ilişkili bir saldırıya maruz kalma gibi dolaylı etkiler yaşayabilmektedir.
Mit: “Gerekirse çabucak alkolün etkisinden sıyrılabilirim.”
Gerçek: Bir yetişkinin tek bir içkideki alkol miktarını vücuttan atması yaklaşık 2 saat sürer ve bu süre kişinin kilosuna göre değişim gösterebilir. Bilinenin aksine ne kahve içmek ne de soğuk duş almak alkolün vücuttan daha hızlı atılmasını sağlar. Bu süreci hızlandıracak hiçbir yöntem yoktur. Bu nedenle “çabucak alkolün etkisinden sıyrılabilme” tabiri yanlıştır.
Mit: “Erkeklerle aynı miktarda içki içebilirim, bunda bir sakınca yok.” (Kadınlar için)
Gerçek: Kadınlar alkolü erkeklerden farklı biçimde metabolize eder. Erkekler ile aynı miktarda alkol tüketildiğinde kandaki alkol düzeyi genellikle daha yüksek olur. Bu durum kadınları daha fazla zarar görme riskiyle karşı karşıya bırakır.
Mit: “Bira sert içkiler kadar alkol içermez.”
Gerçek: Bilinenin aksine yaklaşık %5 alkol içeren bir şişe bira, yaklaşık %12 alkol içeren bir kadeh şarap veya yaklaşık %40 alkol içeren bir tek sert içkiyle aynı miktarda alkol içerir. Şişe veya kadehin hacmi büyüdükçe alınan saf alkol miktarı da artar. Biraların genellikle daha büyük hacimlerde olması alınan toplam alkol miktarının diğer içki türlerinden farklı olmamasına neden olur.
Mit: “Alkole dayanıklılığımı artırırsam daha iyi olur.”
Gerçek: Bazı kişiler diğerlerine kıyasla sarhoşluk belirtilerini daha az gösterebilirler. Ancak bu kişilerin çoğu vücutlarının alkolün sarhoş edici etkilerine karşı daha düşük tepki vermesinin alkolle ilgili sorunlara karşı bir koruma değil, aksine dikkat edilmesi gereken bir durum olduğunun farkında değildir. Bu bireylerin genellikle sarhoşluk hissi ya da davranışı göstermek için giderek daha fazla alkol almaları gerekir. Bu nedenle alkol bağımlılığı geliştirme riskleri daha yüksektir. Uzun süreli ve aşırı alkol kullanımı kalıcı karaciğer, kalp veya beyin hasarına yol açabilir.
Mit: “Her gün az miktarda alkol almak zararlı değildir.”
Gerçek: Düzenli ve sık alkol tüketimi miktarı az olsa bile zamanla bağımlılık riskini artırır ve karaciğer, kalp, beyin sağlığını olumsuz etkiler.
Mit: “Bağımlı sadece sabah kalkar kalkmaz içen kişidir.”
Gerçek: Bağımlılık yalnızca sabah içmekle değil kontrol kaybı ve sürekli içme isteğiyle tanımlanır.
Mit: “Ben istersem bırakırım.”
Gerçek: Alkol bağımlılığı irade zayıflığı değil biyolojik, psikolojik ve sosyal etkenlerin bir araya geldiği bir hastalıktır.
Mit: “Alkol alırsam daha rahat konuşurum, sosyalleşirim.”
Gerçek: Başlangıçta rahatlatıyor gibi görünse de uzun vadede anksiyete ve depresyonu artırır, sosyal ilişkileri zedeler.
Mit: “Sadece sert içkiler zararlıdır.”
Gerçek: Tüm alkol türleri (bira, şarap, rakı, votka vb.) etanol içerir, fark sadece miktardadır. Her biri bağımlılığa yol açabilir.
Mit: “Yemekle birlikte içmek zararı azaltır.”
Gerçek: Yemek alkolün emilimini biraz yavaşlatabilir ama zararını ortadan kaldırmaz.
Mit: “Alkol vücuttan birkaç saatte tamamen atılır.”
Gerçek: Alkolün vücuttan atılması saatler sürer ve etkileri ertesi gün bile devam edebilir.
Mit: “Alkol alınca daha iyi uyurum.”
Gerçek: Alkol uykuya geçişi kolaylaştırsa da uyku kalitesini bozar, sık uyanmalara ve dinlenememeye neden olur.
Mit: “Sadece erkekler alkol bağımlısı olur.”
Gerçek: Kadınlarda da alkol bağımlılığı görülür ve fizyolojik olarak daha hızlı zarar verebilir.
Mit: “Alkol sinirleri güçlendirir.”
Gerçek: Alkol sinir sistemini baskılar, refleksleri yavaşlatır ve beyin hücrelerine zarar verir.
Mit: “Soğuk havada alkol içmek ısıtır.”
Gerçek: Alkol damarları genişletir. Geçici sıcaklık hissi verse de vücut ısısını düşürür.
Mit: “Alkol depresyonu azaltır.”
Gerçek: Kısa süreli rahatlama hissi verir ama depresyonu derinleştirir, intihar riskini artırabilir.
Mit: “Bağımlı sadece çok içen kişidir.”
Gerçek: Ne kadar sık ve ne amaçla içildiği bağımlılığı belirler, miktar tek başına ölçüt değildir.
Mit: “Tedaviye gerek yok, kendi kendine bırakılır.”
Gerçek: Alkol bağımlılığı tedavi edilmesi gereken bir hastalıktır. Profesyonel destek olmadan bırakmak genellikle kalıcı olmaz.
Mit: “Alkol bırakılırsa vücut hemen düzelir.”
Gerçek: Vücut toparlanır ama zarar gören organların iyileşmesi zaman alır. Düzenli takip ve destek önemlidir.
