Alkol İle İlgili Bilgiler
Alkol ve Sağlık
Alkol kullanımı dünya genelinde önlenebilir hastalık ve erken ölümlerin başlıca nedenlerindendir. Alkol tüketildikten sonra kana hızla karışır, karaciğerin sınırlı metabolizma kapasitesini aştığında ise yalnızca karaciğere değil beyne, kalp-damar sistemine, sindirim ve bağışıklık sistemlerine de zarar verme sürecini başlatır. Bu etkiler kullanım anındaki kısa süreli sonuçlarla sınırlı değildir ve zaman içinde birikerek kalıcı hasarlara dönüşebilir. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) verilerine göre de alkol kullanımı her yıl milyonlarca ölüme neden olmakta ve özellikle genç yaş gruplarında (20-39 yaş) erken ölüm ve sakatlığın önde gelen risk faktörlerinden biri olarak kabul edilmektedir. Bu durum güvenli bir alkol tüketim seviyesinin bulunmadığı bilimsel gerçeğini ortaya koymaktadır.
Alkol Tüketiminin Kısa Vadeli Etkileri:
Alkol alımından kısa süre sonra da ortaya çıkabilen etkiler bulunmaktadır. Alkol tüketimine bağlı ortaya çıkabilecek kısa vadeli etkiler şu şekildedir:
- Alkol kısa sürede beynin karar verme, algı ve hareket merkezlerini baskılar.
- Konuşmada gevelemeye sebep olabilir.
- Mesafe, hız ve riskleri değerlendirme bozulduğu için algı ve vücut koordinasyonu düşer. Bu da düşmelerden trafik kazalarına kadar pek çok yaralanma riskini artırır.
- Kişi hafıza kayıpları yaşayabilir. Etki derinleştiğinde bilinç kaybı gelişebilir.
- Çok yüksek düzeylerde tüketildiğinde koma riski ortaya çıkar.
- Kısa sürede mide rahatsızlığı, kusma ve ishal görülebilir. Bu durum ise halsizlik ve baş dönmesini artırabilir.
- Görme ve işitmede bozulma nedeniyle çevresel uyarılara tepki gecikir.
- Alkol kullanımı davranışsal düzeyde saldırganlığı artırabilir ve şiddet davranışlarını kolaylaştırabilir. Bunun sonuçları sadece kişiyi değil yakın çevresini de etkiler. Şiddet ve taciz olaylarının görülme olasılığı yükselir.
Alkol Tüketiminin Uzun Vadeli Etkileri:
Alkol zaman içinde vücutta biriken ve birçok organ sistemi ile kişinin ruh sağlığını etkileyen kalıcı zararlar bırakabilir. Alkol tüketimine bağlı ortaya çıkabilecek uzun vadeli etkiler şu şekildedir:
Beyin ve Sinir Sistemi
Alkol beynin iletişim ağlarını etkilediğinden ruh hâli, karar verme, hafıza ve hareket koordinasyonunu aksatır. Bunların yanında inme riskinin artmasına sebep olur. Beyin gelişiminin sürdüğü ergenlik ve erken yetişkinlik döneminde etkiler daha derin ve kalıcı olabilir.
Metabolik Etkiler
Alkol tüketimine bağlı olarak diyabeti olan bireylerde kan şekerini dengede tutmak zorlaşır. Uzun dönemde kilo artışı, hipertansiyon ve insülin direnci üzerinden tip 2 diyabet riski artar. Ergenlik döneminde gelişim basamakları da olumsuz etkilenebilir.
Ağız, Mide ve Bağırsak
Ağız, mide ve bağırsak alkolün etkilerine karşı hassastır. Alkol tüketimine bağlı olarak uzun vadede kanser riski yükselir. Midede asit salgısı artışı, reflü, gastrit, ülser ve kanamaya yol açabilir. Emilim bozuklukları vitamin-mineral eksiklikleriyle kendini gösterebilir.
Kalp ve Dolaşım Sistemi
Alkol tüketimine bağlı olarak nefes darlığı, kalp ritim bozuklukları ve ileri evrede kalp yetmezliği görülebilir. Kan basıncında ani yükselmeler hem kısa hem uzun vadede felç riskini artırır. Kan yapımında da bozulmalar ortaya çıkabilir.
Bağışıklık Sistemi
Alkol tüketimi bağışıklık sistemine ciddi olumsuz etkiler oluşturur. Bu durum enfeksiyonlara yatkınlığı artırırken doku onarımını geciktirir.
Karaciğer
Karaciğer sınırlı miktarda alkolü güvenle parçalayabilir. Parçalayabileceği miktardan fazlası doku hasarını tetikler. Sürekli alkol kullanımı yağlı karaciğerden iltihaplanmaya, sirozdan karaciğer kanserine uzanan bir yelpazede kendisini gösterebilir.
Pankreas ve Böbrekler
Aşırı alkol tüketimi pankreasta iltihaplanmaya yol açarak şiddetli ağrı, sindirim sorunları ve kan şekeri dengesizlikleri yaratabilir. Pankreas kanseri riski artar. Böbrek hasarı riski yükselir.
Kas-İskelet
Alkol tüketimine bağlı olarak kaslarda zayıflık ve erime, kemik yoğunluğunda azalma ve kırıkların geç iyileşmesi görülebilir.
Alkol Yoksunluğu ve Aniden Bırakmanın Hayati Riskleri
Alkol yoksunluğu kısaca kişinin alkol kullanmadığı zaman dilimlerinde ruhsal ve fiziksel sorunlar yaşaması olarak tanımlanmaktadır. Alkol bağımlılığına sahip bireyler için alkolü bırakma süreci tıbbi gözetim altında yürütülmesi gereken hayati bir durumdur. Uzun süreli ve yoğun alkol kullanan bir kişinin alkolü aniden ve tıbbi destek almadan bırakması, Alkol Yoksunluk Sendromu adı verilen ciddi bir duruma yol açabilir. Bu durumda belirtiler hafif şekilde seyredebileceği gibi ölüm riski taşıyan tablolara da dönüşebilmektedir.
DSÖ Uyarıları
Alkol çeşitli olumsuz sonuçlara neden olsa da alkol tüketimiyle ilişkili toplumsal farkındalık nispeten düşüktür. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) alkol tüketiminin küresel halk sağlığı için oluşturduğu tehdide dikkat çekmekte ve bu konuda net bir pozisyon benimsemektedir. DSÖ farkındalığı artırmak ve tüketicilerin bilinçli kararlar vermelerini sağlamak için alkol tüketimine dair bazı uyarılarda bulunmaktadır.
1. Kanser ve Alkol İlişkisi
DSÖ’nün raporlarına göre alkol bağırsak kanseri ve kadınlarda meme kanseri gibi en yaygın kanser türleri de dahil olmak üzere en az yedi kanser türüne neden olmaktadır. Alkol vücutta parçalandıkça biyolojik mekanizmalar yoluyla kanseri oluşturur. Bu durum fiyatı ve kalitesi ne olursa olsun alkol içeren herhangi bir içeceğin kansere sebep olma riski taşıdığı anlamına gelmektedir.
2. Güvenli Tüketim Miktarı Yoktur
DSÖ güvenli bir alkol kullanım seviyesinden bahsedilemeyeceğini belirtmiştir. Kişinin ne kadar alkol tükettiğinin bir önemi yoktur. Alkol tüketen kişinin sağlığına yönelik riskler herhangi bir alkollü içeceğin ilk damlasının vücuda girdiği andan itibaren başlamaktadır.
3. Bireysel Önlemler
DSÖ’nün devletlerin uygulamasına yönelik önerdiği etkili alkol kontrol müdahaleleri mevcuttur ve devletler bunları uygulamaya dikkat etmektedir. Bunların yanında insanların alkol tüketimiyle ilişkili riskleri bilmeleri ve zararlı etkilerinden korunmak için bireysel önlemler almaları da DSÖ tarafından önerilmektedir.
4. Küresel Ölüm ve Hastalık Yükü
Alkol kullanımı sağlık için başlıca bir risk faktörüdür. Dünya genelinde yaşanan ölümlerin %5’inden fazlası alkol tüketimi ve alkol tüketimine bağlı olarak gelişen kazalar sebebiyle gerçekleşmektedir. Alkol tüketimi aynı zamanda 200’den fazla sağlık bozukluğuna ve çeşitli düzeyde yaralanmalara da neden olur.
5. Genç Yaştaki Bireyler Daha Yüksek Riskte
DSÖ’nün verilerine göre genç yaştaki kişiler (20-39 yaş) alkol tüketiminden orantısız bir şekilde etkilenmektedir. 2019 yılında alkol kaynaklı ölümler en yüksek oranda (%13) bu yaş grubunda meydana gelmiştir.
